cinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14.06.2010
12.06.2010
The Book of Eli (2010)
Kadroda Denzel Washington olunca film izlenmesi gerekenler listemde üst sıralarda yer alıyor otomatik olarak. Film bELİeve temasıyla çıkıyor karşımıza posterden itibaren. Bence başarılı bir after-armegeddon uyarlaması. Yer yer saçmalıklar olsa da genel olarak izlenebilitesi yüksek bir film. Gary Oldman ın hakkını vermeyi de unutmayalım.
-Sondaki kitaplarla verilen mesajda dikkat çekici btw.
9.06.2010
7.06.2010
9 (Produced by Tim Burton)
Dün tavsiye üzerine hiç duymadığım (?) bu filmi seyrettim gece saatlerinde iş yerine uykulu gelmeyi göze alarak. Tavsiye sağlam olunca tabi göze almakta zor olmuyor riski. 30 M Bütçeli filmin ekibinde Tim Burton olunca gişe yapması zor olmuyor. Ne kadar diğer filmleri kadar duyulmamış olsa da net olarak söyleyebilirim son dönemdeki Alice gibi fiyaskolarının yanında çok farklı bir yere koyabiliriz filmi.
Klasik yapay zekalı makinelerin insanlığın sonunu getirmesine farklı bir gözden bakmanın sonucu mesajlarını da net olarak iletiyor film ekibi. Filmin görsel öğeleri içinde hareketli hikayeyle bir çırpıda bitiyor film. Konusu biraz daha geliştirilebilir olduğu için tavsiye sahibi gibi filmin devamını bekler oluyor insan.
Her karakterin bir özelliğinin olması ise filmin oyunu yapılabilir kılıyor. Filmin yapımcıları iphone için bir oyun çıkarmış olsa da daha geniş bir oyun olabilir. (İstiyoruz)
Filmin art kısmıyla ilgili çok güzel bir yazı var. İlgilenenler inceleyebilir.
"9" Movie Game Art
Özellikle bu türü sevenler için 79 dakikalık filmi bir an önce edinin seyredin, seyrettirin. Viva Viral Pazarlama !
6.06.2010
Prince of Persia: The Sands of Time
Oyunlardan senaryolaştırılan filmleri genel olarak beğenmesemde Prince of Persia gerçekten başarılı bir uyarlama olmuş. Başrolde Brokeback Mountain filmiyle bilinen Jake Gyllenhaal yer alıyor. Filmin kuşkusuz en eğlenceli karakteri ise en son Spider Man 2 filminden hatırladığımız Alfred Molina.
Daha önce oyunu hiç oynadığım için salonda ki "klasik haretleri abi" ya da "ben bu bölümü geçmek için 2 gün uğraştım yahu" lafları bana bir şey ifade etmedi tabi film boyunca.
Tabi bir ekleme de yapmam gerekiyor. Bembeyaz Gemma Artertonu film için bu kadar karartmakla uğraşacaklarına bir orta doğu güzeli seçilse daha başarılı olamaz mıydı diye sormadan edemiyorum. (spoylır by Nina)
Filmdeki dagger, sword muhteşemliklerine ayrıca bir parantez açmak gerekiyor kesinlikle. Bir yerde satışı filan göze çarparsa bildirin lütfen. Evimin nadide köşesine asalım üzerine dantel işleyelim.
Sonuç olarak, toplanın gidin eğlenceli vakit geçirin.
Daha önce oyunu hiç oynadığım için salonda ki "klasik haretleri abi" ya da "ben bu bölümü geçmek için 2 gün uğraştım yahu" lafları bana bir şey ifade etmedi tabi film boyunca.
Tabi bir ekleme de yapmam gerekiyor. Bembeyaz Gemma Artertonu film için bu kadar karartmakla uğraşacaklarına bir orta doğu güzeli seçilse daha başarılı olamaz mıydı diye sormadan edemiyorum. (spoylır by Nina)
Filmdeki dagger, sword muhteşemliklerine ayrıca bir parantez açmak gerekiyor kesinlikle. Bir yerde satışı filan göze çarparsa bildirin lütfen. Evimin nadide köşesine asalım üzerine dantel işleyelim.
Sonuç olarak, toplanın gidin eğlenceli vakit geçirin.
14.11.2009
Boondock Saints is back !
1999 yapımı The Boondock Saints filmini bilmeyen azdır sanırım. Ciddi hayran kitlesine (biri de benim belli olduğu üzere) sahip azizlerin ikinci filmi geliyor. Demin şans eseri gördüm. Kendi adıma ciddi merakla bekliyorum.
Bir de sinemadaki İrlandalı insanların karizmatik gösterilme olayını cidden merak ediyorum. İçimdeki gizli irlanda aşkını farkettim bir an.
Gelecekten Not : İzlendi, saygıdan beğenildi. İlk filmle kalsaydı denildi.
30.01.2009
Yes Man ! No Man !
Filmle ilgili yazıyı ayrıca yazarım. Fena güldük.
Ama ilginç kısım benim bir yes man olmam ve yıllarca no man olmaya çalışmam.
12.11.2008
Mavi Telaş

Uzun uzun yazmak istemiyorum.. Afişin görselliğinden, müziklerin kullanımından, istanbulun güzelliğinden bahsetmek istemiyorum..
Sadece bu kadar güzel ağlatabilmek... Ağlatmak bakmayın kolaydır.. Ama hissettirerek ağlatmak... Doldurarak ağlatmak... Böyle bir filmi 113 dakika olarak çekebilmek ve bu şekilde hisler yükleyebilmek..
Tebrikler Çağan Irmak en iyi filmlerim arasına en sonunda yerli bir filmi sokabildiğin için...
Teşekkürler Çağan Irmak bir filmle bana bu kadar şey anlatabilmeyi başarabildiğin için...
28.10.2008
Nights in Rodanthe (2008)
Hazır gençtürksel yeniden başlamışken en azından haftada bir sinemaya gitmeye karar verdim. Zaten son dönemde Palladium'da bolcana giderkene piyango gibi geldi bu kampanya. Gerçi dezavantajları da yok değil (insanlar ahh insanlar diye şarkı sözleri..) ama 22'' den daha iyidir keyiflidir beyaz perde. Aslında sinemaya olan ilgim hakkında da bir yazı yazmalıyım bir ara. Akmerkez'in sinemasının lise yıllarımda oturma odam gibi olmasından bahsetmeliyim sanırım. :)
Neyse konuya döner isek, Pazartesi yapay çimlerde ter attıktan sonra şirketten bir arkadaşla sinemaya gitmeye karar verdik. (Crazy Apple a sevgiler) Teknoloji çağının getirdiği nimetlerden biri olan Jasjam sayesinde hemen salonları araştırmaya başladık. Crazy Apple Türk Sinemasına destek verme sevdası içinde "Aşk Tutulmasına" gidelim diye buyurmuş olmasına rağmen zaman kısıtları yüzünden bu filme gidemeyeceğimizi erkenden anlamış olduk. Richard Gere oynuyorsa gidilir diyerek (tamam kabul bunu sadece ben söyledim aslında) Tepe Natiulus sinema salonları ilk hedef olarak konuldu. Maç çıkışı benim kaybolmam (bir insan kaybolurda selamsız a girer mi kazara...) nedeni ile 21:00 seasıan 21:03 te bilet alıp girebildik. Tabi benim kapıyı açıpta daha reklamlar var diyip dışarı çıkıp su alma rahatlığım da ayrı bir konu.
Maceralı kısmı geçerek filme gelirsek... George C. Wolfe nin yönettiği film Nicholas Sparks'ın bestzellır romanından uyarlanmış bir romantik-drama örneği. Başrol oyuncuları Richard Gere ve Diane Lane, Unfaithful filminden sonra tekrar bir araya geliyorlar. Riçırt(tanıdık geldi bu yahu. poli ye saygılar) cidden yaşlanmış bu arada. Gıdığın sarkması fena. Bir de filmin ilk 20 dakikasında hiç gülmeyince nolmuş bu adama diyorsunuz. Sonrasında güldükten sonra da duygular kıskançlığa dönüyor. Ne de olsa abimiz tam 59 yaşında! Bu filmde çok yer almasa da Christopher Meloni meraklıları tarafından OZ dizisinden hatırlayacaktır. Chris Keller karakterini diziyi izleyenler anımsayacaktır. "Oz didn't make you a bitch. You were born one." gibi özlü sözleri sarfedip Sister Pete 'e "Show me your tits." diyebilen, öldürmekten ve sevişmekten çekinmeyen saf beyazlardan bir abi(?)mizdi işte. Neyse bir gün fırsat olursa OZ yazısı da yazarım umarım. Filmimizin sorunlu küçük kızı Mae Whitman 'ın sesi tanıdık geliyor diyordum film boyunca. Gece eve döndüğümde hatırladım. Avatar : The Last Airbender animasyon dizisinde Katara'yı seslendiriyormuş evladımız.
Film başlangıç olarak eyvah klasiklerden biri daha dedirtirken filmin büyük kısmının geçtiği okyanus kenarı apart otel evi görmem ile nefes almamın yavaşlaması ve perdeye kilitlenmem bir oldu. Her ne kadar sonradan "ulen değer mi böyle risklere" dedirtsede hayatımın hayali okyanus kenarı ev olayının abartılmışını görmek nasip oldu bu film sayesinde. Filmi genel olarak değerlendirmek gerekirse ben oldukça beğendim. Film arasını hemen 20 dakika sonra vermelerine rağmen ikinci yarı inanılmaz hızlı geçti. Böyle duygusal ve zaman zaman yavaşlayan filmlerde böyle bir his verebilmesi oldukça başarılıydı. Filmin sonunda ki beklenmedik olaylar da etkisini arttırdı filmin. Giderken yanınızda ufak bir selpak olsun. :)
Bir ufak kelamda sinema salonu için. İlk defa gittim Tepe Cinebonusa. Salon eskiydi biraz. İlginç şekilde gittiğimiz salonda koltuklar sağ taraf itibariyle duvara bitişikti. Koltuklarımız o tarafta olduğu için 10 kişiyi ezmek, pardon önlerinden geçmek zorunda kaldım. Ses ve görüntü bir iki defa oynadı bir de. Onun dışında ekstra bir durum yoktu. Sanırım gençtürksel nedeniyle oldukça da kalabalıktı. Filmin ikinci yarısı boyunca gülen, telefonla konuşan ve bilumum şeyler yapan insanlarda neyse ki uzağımdaydı diyerek konunun başında ki dezavantajlara da biraz açıklama getireyim.
Böylece de ilk sinema yazımızı da yazmış bulunmaktayız. Biraz ara verdiğim yazılara da döndük yeniden efendim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









